İÇERİK
SAĞLIK REHBERİ

 

YENİDOĞAN ÖLÜMLERİNİ AZALTMAK AMACIYLA “YENİDOĞAN CANLANDIRMA PROGRAMI” EĞİTİMİ YAPILDI

Toplumdaki ekonomik ve sosyal durumun iyileşmesi ve sağlık alt yapısının güçlendirilmesi ile bebek ve çocuk ölümlerinde önemli azalmalar gözlenir. Doğum sırasında ve doğumdan hemen sonra meydana gelen ölümler ise sosyal ve ekonomik gelişmelere daha az duyarlıdır. Bu ölümler erken tanı ve tedavi, gebelik ve doğum sırasında verilen bakımın iyileştirilmesi gibi sağlık ve doğrudan ilişkili önlemlerden daha fazla etkilenir.            

Doğum sonrası ölümlerin azaltılmasına yönelik sürdürülen aşılama, ağızdan sıvı tedavisi ve anne sütü uygulamalarının yaygınlaştırılması ile doğum sonrası bebek ölümleri azalmaya başlamış ve yenidoğan dönemindeki ölümler ön plana çıkmıştır. Bu programların olumlu etkileri iki önemli gösterge ile izlenebilmektedir. 1963 yılında binde 200’ ü geçen Bebek Ölüm Hızı (BÖH) 2003’te binde 29’ a düşmüştür. İlimizde  2007 yılı Bebek Ölüm Hızı binde 9,73 tür.            

 

Bebek ölümlerinin % 56’ sı yenidoğan dönemi ölümleridir. 1998 de binde 25,8 olan Yenidoğan Bebek Ölüm Hızı 2003 de binde 17' ye düşmüştür. 2007 yılı ilimiz neonatal ölüm hızı binde 7,8 dir.             

 

Dünya’da her yıl 5 milyon bebek ilk bir ay içinde ölmektedir. Bu ölümlerin     % 98’ i gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir. Yenidoğan ölümlerinin 3,4 milyonu yaşamın ilk haftası içinde gerçekleşmektedir. Ölüm nedenleri arasında    % 42 enfeksiyonlar ilk sırayı almakta olup % 33’ü doğum travması ile asfiksi  (solunum güçlüğü) sonucu meydana gelmektedir. Ülkemizde ise prematürite, konjenital anomaliler ve asfiksi önemli yenidoğan ölümlerindendir.            

Doğumu izleyen dakikalar bebeğin anne rahminin dışındaki yaşama uyum sağlamasına yardım edilmesi gereken kritik dakikalardır. Solunum güçlüğü içindeki bir bebeğe yaşamın ilk birkaç dakikasında yapılan girişimlerin sonuçları yaşamın kalitesini doğrudan etkileyerek tüm bir yaşam boyunca sürecek sonuçlar doğurur.            

 

Her yenidoğanın, yeterli bir yeniden canlandırmaya hakkı vardır. Bu, doğum odasında uygun gereçlerin her an hazır olması, aynı zamanda ilgili birimlerde çalışan sağlık personelinin de yenidoğanın yeniden canlandırılmasında becerikli olması ve ekip olarak uyumlu çalışabilmesi anlamına gelmektedir.

 

Neonatal Resüsitasyon Programı’nın hedefi, doğum olayında rolü olan tüm sağlık personelinin standart bir neonatal resüsitasyon eğitimini alması, bu bilgi ve becerileri belirli aralıklarla yenilemesidir. Programın doğumda gelişebilecek yenidoğan ölümlerini ve solunum güçlüğünün yol açacağı sekelleri en aza indirebilme konusunda önemli bir yer tutacağı gerçektir.            

 

Neonatal Resüsitasyon Programı kapsamında İlimizde dokuzuncusu 02 Mayıs 2008 tarihinde düzenlenen “Güncelleme Eğitimi” ile 22 sağlık personeline, 05-06-07 Mayıs 2008 tarihlerinde düzenlenen “Uygulayıcı Eğitimi” ile 35 sağlık personeline eğitim verilmiştir.  

Sağlıklı yarınlar dileğiyle…                                        İl Sağlık Müdürlüğü     AÇSAP Şube Müdürlüğü

Copyright © 2008-Bilgi İşlem ve Sağlık İstatistikleri Şube Müdürlüğü
    
.